Odam o kadar dağınıktı ki... Çünkü eşyalarımı koyabileceğim düzen sağlayacak eşyalar odamdan gitmiş. Daha doğrusu annem ben tıp fakültesine başlamak için Ankara'ya gidince sanki bir daha dönmeyecekmişim gibi odamdaki eşyaları başka odaya götürmüş hepsine kafasına göre eşyaları yerleştirmiş. O yüzden odada sadece düz bir masa ve gardropla çekmecelerim var yatak dışında. Ve tabi ki eve gelip valizlerimi boşalttığımda her şey o yegane masada dağ oldu. Masayı kullanmam gerekirse üstündekileri yatağa atıyordum, uyku vakti gelince yataktaki her şeyi masaya. Dün odamı toplamaya girişince masanın devasa karışık kalabalığı karşısında sandalyeme tüneyip masayı izlemeye koyuldum. Nerden başlayacağımı bilmiyordum, sanki bir parçayı bile ordan çeksem her şey yıkılacak gibiydi artık üstüme. Bunlar seni onca zaman rahatsız etmedi mi derseniz, odamda uyumak ve eşya almak haricinde uğramadığım için beni pek bağlamıyordu doğrusu. İşte ben masayı umutsuzca süzerken annem ne yapıyorsun 10 dakikadır öyle, sorusunu yöneltti kapımdan geçerken. Sorusundan aldığım güçle işe koyuldum. Ve ajandayı buldum ama masamda değil. Nasıl girmişse yatağımın altından çıktı tesadüfen, düşürdüğüm bir şeyi almak için eğildiğimde gördüm de çekip aldım.
Hayatımdaki her şey iyi, hoş, keyifli ve güzel. İnsanlar, anılar, anlar... Gerçekten. Ama ben bir şekilde doyumsuzluğa kapılmış ve tüm bu güzelliklerle yetinmez ve hepsinden kaçamaya çalışır oldum son zamanlarda, kısa bir süredir. Sonra o ajadayı buldum ve adını o sefer okuduğumda daha anlamlı geldi. Beni birileri delirtti. Ama dün veya 2 hafta önce veya bir ay önce değil. Bunlarca yıldır canımı sıkmış her insandan bahsediyorum. Eski dostlar, eski sevgililer hala hayatımda olan canım ciğerim güzel insanlarım, hayatımdan gelmiş geçen tüm insanlar mutlaka ufak tefek de olsa sıkmadı mı canımı? Kimin kimsenin canını bir defalık da olsa hafiften sıkmışlığı olmamıştır ki? Hah işte ben onların hepsini kasten değil, tamamen istemeden hatırlamaya başladım. Ve sanırım bu beni birazcık insanlıktan kaçınmaya itti. Nasıl hatırlamaya başladım? Hiç düşünmediğim halde rüyalarımda karşıma çıkmaya başladı. Tabi ben bunlara yine kabus diyorum çünkü uyku isteğimi alıp götürüyor benden. Geceleri uyumam gerektiğinde bunlar yüzünden uyandığımdan veya uykumu kaçırdığından sabaha doğru sızıp kalıp günün ortasından bile geç uyanmaya başlayınca tabi sorun teşkil etmeye başladı.Acaba bunlarla ilgili yüzleşemediğim bir şeyler mi var? dedim ve düşündüm. Ne bileyim bir şekilde büyütülmemesi gereken şeyler bunlar. Olup biten geçti gitti sonuçta. Büyütmek hala zihnimde yaşatmak ne haddime! Bu farkındalığa gerçek anlamda ulaştığımdan beri sanırım kendimi özgür bırakmış oldum ki artık geceleri huzurlu şekilde kafamı koyduğum an kusursuz uyuyorum.
Aylarca yazmadıktan sonra birden gelip destan yazmak da garip kaçtı kanımca. Ama esaslı bir dönüşe karar verdim. Her gün yazmakta kararlıyım bu sefer. Ve bugün belki birkaç şey daha yazabilirim, hiç belli olmaz. Açıklamak istediğim veya zihnimden atıp başbaşa kalmak istemediğim pek çok düşünce var, bir o kadar da gülünç macera ve fikirler :D
-Naryaco'dan Selamlar
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder